Welcome....

Her şey hakkında her şey.....
Yok Yok....
DUYURU : Yoğun bir döneme girdiğim için haftada bir veya iki yazı yazabiliyorum. Biane....
Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2013 Pazartesi

Sarayın İncisi

SARAYIN İNCİSİ


En son yazdığım yazıda uzun zaman oldu demişim ama bunda arayı daha da açtığımı fark ettim. Galiba tam bu nedenle de okuyucu kaybettim azıcık. Neyse bunu telafi etmeyi düşünüyorum. Şu an için pek parlak görünmese de önüm o ufak ışığı takip edeyim ben en iyisi. 

Bu girişten sonra yeni izlediğim -aslında yeni sayılmayabilir- bir dizi hakkında yazı yazmaya koyulayım.

Diziyi çok keskin bir şekilde hatırlamasam da çok tatlı bir dizi olduğunu belirteyim. 

 

Konu:
Dizi Joseon dönemi krallarından olan Sukjeong'un kraliçesi Inhyeon'un güvenini kazanan Dong-Yi'nin hikayesini anlatıyor. Dong-Yi köle olarak doğmuştur ancak bir çok asilden kat kat daha akıllıdır. Önce babası ve abisi vatana ihanetten öldürülür. Ancak Dong-Yi hayatta kalır. Ancak kararını vermiştir. Bunu yapanları bulacak ve haksızlığa boyun eğmeyecektir. Sarayın iç işlerine girmeyi başarır ve gerisi izleyene :)

Oyuncular:
Han Hyo-Joo [한효주]
Ji Jin-Hee [지진희] 
Bae Soo-Bin [배수빈] 
Jung Jin-Young [정진영] 
Lee So-Yeon [이소연] 
Park Ha-seon [박하선]
Kim Yoo-Seok [김유석] 
Choi Ran [최란] 
Jeong In-Gi / 정인기

Şu an fark ettim ki o kadar da deteylı izlememişim diziyi sanki hiç bir şey hatırlamıyorum doğrusu. Hani hatırlaman gerekir de haatırlayamazsınya hani tüm gün neydi o diye delirirsin. İşte galiba o duygu şu an beni buldu.

Dizi elbette çok iyiydi. kadrosu da harikaydı. Bölümler çok heyecanlıydı. Annemle sabahları kalktığımızı hatırlıyorum ama arası silik biraz ya. Geçici olduğunu umduğum hafıza kaybı için özür dilerim. 
TRT'de yayınlandığında yeni bir dizi diye umutlanmıştım ki umudum da boşa çıkmamıştı. son bölüme kadar heyecanla izlemiştim. 
Biraz daha saçmalamayayım en iyisi. Siz de izleyin ve beraber tartışalım. Bana hatırlatan biri çıksa ne iyi olur diye düşünmeden edemedim ama yeni geldiğim düşünülürse öyle biri olması biraz zor ama yine de izleyin ve konuşalım diyorum. Ve yazıya burada son vereyim biraz fotoğraf paylaşayım. sonra da sizi diziyle baş başa bırakayım.



           
Başka bir yazıda görüşmek üzere
Shin Yoon Hee


Not: Bir de şu yorum olayı var değil mi? Birazcıcık yorum bıraksanız nasıl olur ama? Bana yardım ederseniz de başka blogger'lar azıcık bir kitle sahibi olsam? Çok Şey istiyorum galiba???? Şimdiden Teşekkürler!! Kamisammida :)

10 Eylül 2012 Pazartesi

Saray, Entrika, Aşk - Yeni Bir Kore Dizisi : Sarayın Rüzgarı ...

SARAYIN RÜZGARI

[Resim: 20232033gv7.jpg]

Uzun bir aradan sonra yeni bir yazıyla karşınızdayım. Cidden baya olmuş yazalı ... Ben de istemezdim ama araya mim ve işlerim girince ancak yazabildim. (İlk mimimi okumadıysanız gelin şuraya bakın.) Her neyse sonuç olarak yepyeni bir dizi ile karşınızdayım. 

Sarayın Rüzgarı hatırladığım kadarıyla Düşlerimin Prensi'nden sonra gösterilmişti ama benim okul saatimle çakışıyordu. Bu yüzden ilk defa gösterdiklerinde izleyememiştim. Neyse ki tekrar verildi. (Yaza doğru galiba.) İzlediğimde güzel bir dizi olduğunu gördüm. Çok tatlı bir konusu ve çok yetenekli oyuncuları vardı. Dizide ilk küçüklüklerini sonrada büyümelerini görüyoruz ki bu tarihi dizilerde en çok sevdiğim şeylerden biri. Sonra bir de kral amcayı gördüm.(Kendisi TRT'den izlediğim Tacir'de de vardı. Hem de kötü bir karakteri oynuyordu ama o başka yazı konusu.) İzlediğim tarihi dizilerin neredeyse hepsinde o var. Çok iyi bir oyuncu. Her rolü çok iyi oynuyor. Ama Kral olarak oynadığı dizilere çok yakışıyor diyebilirim. Bir de konusundan bahsedeyim değil mi?

Konu:
Yi San'ın yani velihat prensin babası dönemin kralı olan Yi San'ın büyükbabası tarafından bir kutuya hapsedilir ve açlıktan ölmeye terk edilir. Neden olarak da Darbe girişimde bulunacağıdır.(Halbuki adamın hiç öyle bir niyeti yok bunu da söyleyeyim.) Yi San babasına yemek getirirken iki küçük çocukla karşılaşır. Bu arkadaşlarını unutmaz ve sonra onlarda saraya gelirler. Song Yeon ve Dae Su Yi San'a saray entrikalarında yardım ederler.  

Oyuncular:

Lee Seo Jin as Yi San / King Jeong Jo

Han Ji Min as Seong Song Yeon
Park Eun Hye as Queen Hyo Eui
Lee Jong Soo as Park Dae Su
Lee Soon Jae as King Yeong Jo
Kyun Mi Ri as Lady Hye Kyeong
Sung Hyun Ah as Hwa Wan Ong Ju

Ah, o günleri hatırladım da ne kadar zevkliydi... Neyse ben diziye geri döneyim.
Her Tarihi Kore dizisi gibi birçok ders içeriyor. Ama arkadaşlığın önemini vurguluyor aslında. Aslında pek anlatılmaya ihtiyacı olmayan çok samimi bir dizi insan kendinden bir şeyler buluyor içinde. Kurgusu bakımından da kendi içine çekiyor seyirciyi. Aslında fazla söyleyecek bir şey de bulamıyorum.



!!!Spoiler Alert!!!

Şimdi biraz da spoilerlı konuşma zamanı. Hiç bir dizi yazımda bundan vazgeçebileceğimi düşünmüyorum...
Doğruyu söylemek gerekirse tam aklımda kalan çarpıcı bir sahne hatırlamıyorum. Sadece bir kaç replik paylaşmak istiyorum.



Song Yeon: ...Sarayda bizim gelmemizi bekleyin... Ne olursa olsun Tekrar geleceğiz. Tekrar buluşana kadar kendinize iyi bakacağınıza bize söz verin.
Yi San:(ağlayarak parmağını uzatarak) Madem öyle bu sözü arkadaş olarak verelim... Yer yerinden oynasa da şimdi size vereceğim sözü sonuna kadar tutacağım. Tekrar buluşana kadar hayatta kalmaya çalışacağım. Siz de gelip benimle olacaksınız.
Dae Soo: Bu kez sözümü tutacağım. Beni ne kadar dövseler, işkence etseler, yine sözümü tutacağım....
Song Yeon: Efendimiz.
 İzleyenler bilir ne kadar üzücü bir sahneydi(İzlemeyenler için de siz niye buradasınız hala???)Bu sahne de ne kadar duygulanmıştım. Yani hani hep arkadaşlarımıza güveniriz ya. İçim sızlamıştı. Ah bir de videosunu bulsam tam olurdu ama bulamadım. (Biane...)



Ah bir de dağın başında(ben öyle hatırlıyorum.) Yi San'ın İlan-ı Aşk yaptığı sahne vardı ya ah ne duygusaldı....
Tama ahtırlamasam da galiba şöyle diyordu : "Burada bir kral olarak değil, bir erkek olarak bulunuyorum ve sana benimle olmadı söylüyorum. Tıpkı bir erkeğin bir kadına dediği gibi."



Biraz felsefe yapalım demişler bir de....
"Dostuna yakın ol, düşmanına daha yakın..."
Bence çok güzel bir söz.



!!!Spoiler Alert!!!



Hazır birkaç resim koymuşken kamera arkası resimlerini de koyayım.



[Resim: photo55962ba4.jpg]  [Resim: photo55969xa6.jpg]

[Resim: photo55973ny1.jpg] [Resim: yisanparti20py2.jpg]

[Resim: 080114a111yyyyyyyyyyssp0.gif]

Ve bunlardan sonra da yazıya son noktayı koyma zamanı geldi. İzlemenizi tavsiye ederim. Beğendiğim diziler arasında... Neyse içime sinmedi sanki az yazdım gibi geliyor neyse... Yorumlarınızı atın lütfen.....
Son bir şey daha söyleyeyim benim de yeni haberim oldu. Rooftop Prince Türkçesi ile Çatı Katı Prensi'nde de kız başrol oyuncumuz oynuyormuş. Diziye daha yeni başladım bitince başka bir yazı da okuyabilirsiniz....


Not: Son yazılarda yorum sayısı azalıyor. Niye bir nedeni söyler misiniz? Hadi herkesin yorumlarını bekliyorum...

Başka bir dizide görüşmek üzere...
Shin Yoon Hee

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Ailece Saklanan Sır : Saraydaki Mücevher . . .

Saraydaki Mücevher

Blog'umdaki yazılara Saraydaki Mücevher ile başlamak istedim. Her zaman Kore sevgim hakkında düşünsem aklıma Saraydaki Mücevher gelir. Kore dizilerine başlamam bu dizi ve okuyanları çoooooook şaşırtacak şekilde SBS (evet, evet yanlış okumadınız SBS yani daha açık yazacak olursak Seviye Belirleme Sınavı) ile oldu. Bundan yaklaşık 5 yıl önce ben de herkes gibi sınavlara hazırlanıyordum. (Ah ne kadar zordu!) 
O sene tesadüfen sabahçıydım ve okulumdan eve saat 13 gibi geliyordum. Genellikle yemek yer ve derslere başlardım ve televizyonu daha sonra seyrederdim. Ama hayatımda değişiklik yaratan bu günde çok yorgundum ve televizyonu önce izlemeye karar verdim. Annemle oturma odasına gittik. O hemen bana dizisi olduğunu onu izleyeceğini isterse o mutfaktaki televizyonda istediğime bakabileceğimi söyledi. Ben de ona oranın çok rahatsız olduğunu söyledim ve oturma odasında kaldım. (İyi ki orda kalmışım. Şu an annemi mobilyaları alırken iyi ki en rahatsız sandalyeleri seçmiş...) Annem televizyonu açtı ve bizde izlemeye başladık. Aslında başlarda "Ne bu çekikler?" dediğimi anımsıyorum şimdi. İlk başlarda hiç anlamamıştım. sonuçta dizinin ortasından başlamıştım. Daha sonraki günlerde ders çalışmaktan sıkıldığım için anneme hep gel beraber izleyelim dedim. Annemin ilk şartı derslerimi aksatmamak oldu. Ama kısa sürede anladı ki ben kötüye değil daha iyiye gidiyorum bir şey demedi. Sonra bir de ne öğreneyeyim : Teyzemle annem TRT'deki Kore dizilerinin hepsini takip ediyorlarmış ve bir de bana bunu söylememişler. Meğer annem bu diziyi en az 2 kere izlemiş!! İlk tepkim ne mi oldu : Nasıl bana söylemezsiniz? Teyzem de annem de koeseverdir.(Ama benim kadar değil.) Böylece Kore maceram başlamış oldu. O zaman bu zaman ben TRT'deki Kore dizileri takip ederim. (Şartlar ne olursa olsun...)
Kore dizilerinde beni çeken şu entrikalar yok mu??
Bunları söyledikten sonra diziyi tanıtayım :)


Dizinin Adı : Saraydaki Mücevher

Oyuncular
Lee Young Ae
Ji Jin Hee
Park Eun Hye
Hong Ri Na
Im Ho
Lim Hyeon Sik
Geum Bo-Ra
Yang Mi-Kyeong

Kyeon Mi Ri
Jo Kyeong Hwan
Lee Hee Do
Yeo Oon Ke
Park Jeong Soo


Konu
Evet, biraz da konusundan bahsedeyim. Küçük kızımız Jang Geum'nın annesi başta bir Saray Lady'si iken bir komploya kurban gider ve Mutfak Saray Lady'lerinin başı tarafından öldürülmeye götürülür. Bu arada sevgili can dostu arkadaşı da boş durmaz ona pan zehri ile zehri aynı anda verir ve böylelikle kurtulur. Bir adam onu bulur ve olaylar gelişir. (Konuyu burada bırakıyorum biraz merak edin ve diziyi izleyin. Bana kalsa her şeyi anlatacağım.)

Böyle sırf konuyu söyleyerek olmaz... Bir kere çok güzel bir dizi. Bir çok mesaj içeren hayat ile ilgili öğütler veren kısacası bizi eğiten bir dizi. Çok beğenmiş hatta bir daha vermelerini istemiştim. (Çünkü başını kaçırmıştım.) Zaten verdiler de.  Şuan her yerde TR dublajlısı bulunuyor. (İzlemek isteyenlere bir tık yeter!) Bu kadar dayanabiliyorum biraz spoiler yazmazsam olmaz yani yok yok olmaz!

!!!Spoiler Alert!!!

Ne diziydi ama Lady Choi'nin komploları ve diğer her şey.... Lady Choi ve ailesi! Valla elleri her yere yetiyordu :/
Ama en çok kralın ve baş müfettişin aşkı gözüme çarpmıştı. Kral'a üzülmedi değil hani adam ne kadar istemişti. Ama gönlümde baştan beri müfettiş demiyordu değil hani :)


En üzen ölüme gelirsek... Şimdi herkes nasıl diyebilir ama yani Lady Choi çok kötüydü ama ölmeyi de hak etmiyordu. Her insan ikinci şansı hak eder diyeceğim ve biraz felsefe yapayım. Herkesi iyi halleri ile hatırlayalım ama kötü halleri ile hatırlamak istemiyorum :)


Son olarak da beni en çok şaşırtan olayı anlatayım da içimde kalmasın.... Jang Geum'un arkadaşının cariye olması beni çok ama çok şaşırtmıştı. Bir an "Ne? Ne oldu? Ne kaçırdım?" dedim. Ama yani verilen sinyalleri nasıl kaçırdım ben ya.... Kız Kral'ın yanında ağlamış sonra da Kral onu yanına çağırmıştı. Kız Jang Geum'nın gidişine ağlıyordu halbuki :(

!!!Spoiler Alert!!!

Ah unutmadan bir de bir ara bu dizini çizgi filmini de gördüm. Yumurcak Tv'de veriyorlardı. Ne kadar şaşırdım anlatamam önce inanamadım. Çünkü başını kaçırmıştım ve çizgi filmde başındaydı daha. Teyzeme sordum o da "Evet, bu o dizinin çizgi filmi" demez mi? Tabii, o andan itibaren her tekrarıyla beraber izler oldum çizgi filmi. Öyle ki televizyon boş kalsa Yumurcak'a çeviriyordum kanalı. Aman bir tekrarı veya bölümü kaçırmayayım :) ...

Dizinin OST'u da harikaydı (ya da ben o tip müziği de seviyorum ama hoş geliyor ne bileyim.) Bir tık atında bir de siz bakın. TIK

Burada yazıma son noktayı koyuyorum. Kalbimde ayrı biri yeri olan bu diziyi umarım siz de beğenir veya beğeniyorsunuzdur. Yorumlarınızı bekliyorum.... Ayrıca bu ilk yazım hatalarımı çöp kutusuna atın ama atmadan haber verin de ben de bir dahaki sefere yeniden yapmayayım ......